Samsun’un
Sanatçıları
Samsun’dan sanat niye silinmek istenir? Sinemalar kapanır,
tiyatro sahneleri kaderine ter edilir, sanatçıları desteklenmez… Ve niye
Samsun’umuzun beş özel tiyatrosu birleşip, Gazi Sahnesi’ni ortaklaşa kullanmak
üzere kiralamak durumunda kalır?
Anlayamıyorum, Samsun hep böyle değildi. Ben yazlık, kışlık,
açık, kapalı en az on sinema salonu olan bir Samsun hatırlıyorum. Bugünkü
neredeyse bütün özel tiyatrolarının bünyesinden çıktığı hayli yetkin bir Oda
Tiyatrosu hatırlıyorum. Fuar’ı hatırlıyorum ki her sene ne sanatçılar gelirdi.
Fuarın sonunda kocaman bir açıkhava tiyatrosu vardı ve inanılmaz keyifli
oyunlar seyrettik orada, hatırlıyorum. Nejat Uygur her yaz mutlaka konuk olurdu
o sahneye; Cibali Karakolu’nda arkadaşlarımla yerlere yatmıştık, hatırlıyorum.
Samsun’un simgesi olmuş bir fuar neden kaldırılır?
Opera durağının adı neden değiştirilir? Neden sanatı
çağrıştıran her şeyden bu denli kaçılır? Bir açıklaması vardır elbet ve belki
de aklımızın yetmeyeceği bir şeydir. Dostlar, bu şehir, merkeziyle,
ilçeleriyle, çok değerli sanatçılar yetiştirdi yıllarca. Orhan Gencebay, Levent
Kırca, şair Cemal Safi, Orhan Hakalmaz, Ferhan Şensoy, Yıldıray Çınar, Ferdi
Akarnur, Yıldırım Bekçi, İsmet Nedim, buralı olmasa da burada okumuş, tiyatroya
burada başlamış Vahi Öz, gazeteci-şair Nihat Dalay (“Günler ağır gelir idi
Nihat’a…”-Biraraya Gelemeyiz, Gencebay şarkısı, sözleri onundur), Avni Dilligil
(köken olarak Samsunludur)… Liste uzar gider.
Düzenlenmekte olan İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları iyi
bir girişimdir, kentimizin adını duyuracaktır muhakkak. Ama dilerim yapılan
onca yatırım, o binalar, alanlar, oyunlar sonrasında atıl vaziyete düşmez.
Böyle faaliyetler hep olsun Samsun’umuzda. Ama neden bir de sanatsal faaliyet
olmasın? Trabzon Ağustos ayı içerisinde bir film festivaline ev sahipliği
yapmaya hazırlanıyor. Elazığ, Batman bile yıllardır film festivalleri yaparken,
devasa bir öğrenci kenti olan biz neden bundan geri durmaktayız? Trabzon kadar
olamıyor muyuz?
Amatör diye nitelendirip durduğumuz o tiyatrocular, o
öykücüler, şairler, müzisyeneler, kendi ayakları üzerinde durarak bir şeyler
yapmaya, kentimize değer kazandırmaya çaba gösteriyorlar. Birazcık desteği hak
etmiyorlar mı sizce?
Samsun güzeldir, iyidir, demokrattır, anlayışlıdır, güzeli
sever. Zaten bunca güzelliğin içinde bu insanlar ister istemez sanata
yöneleceklerdir. İnsanları zorla eksiltip, betonlaşmaya, odunlaşmaya zorluyoruz
onları. Dünyadaki yegane şeyin para kazanma hırsı olduğunu zannetmeye
başlıyorlar bir süre sonra. O yüzden evlerimizde nefes alamıyoruz, o yüzden
pencerelerimizi açtığımızda gördüğümüz yeşil değil, beton soğuğu. Sokak
tasarımlarımız denizin ferah nefesinin bize ulaşmasına müsaade etmiyor. Bu
kaybedilmiş bir savaş. Hayatlarımızdan durmaksızın yitiyor bir şeyler. Sanat da
yitmesin…

Yorumlar
Yorum Gönder