UYARLAMALAR
Yeşilçam sineması başlangıcından itibaren yabancı etkilere açık bir sinemaydı. Daha Muhsin Ertuğrul'dan başlayarak, yabancı filmler bize adapte edildi. Bu adaptasyon alışkanlığı sinemayla da başlayan bir şey değildi. Tanzimat edebiyatı döneminde pek çok yabancı eser yerlileştirildi. Bunlarda tiyatro oyunları ağırlıktaydı. Ertuğrul da bir tiyatro adamı olduğu için, sinemamızın tek adamı olduğu o ilk yıllarında alışkanlıkla diyelim, kolaycılıkla diyelim, daha çok uyarlamalara yöneliyordu. Aysel Bataklı Damın Kızı, bir Selma Lagerlöf'ün bir eserinden aktarılmıştı. Milyon Avcıları, Le Million'dan (Rene Clair, 1931) ve Kızkulesinde Bir Facia, Fener Bekçileri (P.Autier ile P.Cloquemelin'in " Gardien de Phares " oyunu) adlı bir oyundan alıyordu konusunu.
Bu eğilim, film yapımında bir enflasyonun yaşanmakta olduğu '60larda patlama noktasına geldi. Çünkü sinemamızda zaten üç, beş senarist bulunuyordu ve konu sıkıntısı onları yabancı filmlerden uyarlamalar yapmaya itiyordu. Bu neredeyse sinemamızla yaşıt olan bu eğilimi hızlandırdı ve 80lere kadar pek çok uyarlama filme sahip olduk.
Önümüzdeki haftadan itibaren blog sayfamda her perşembe, bu olguya örnekler vereceğim. Bazıları sizi çok şaşırtacak, bazılarınıysa zaten bildiğinizi hatırlayacaksınız: her halükarda blog yazılarımın en eğlencelileri olacaklarının garantisi var!
Yeşilçam sineması başlangıcından itibaren yabancı etkilere açık bir sinemaydı. Daha Muhsin Ertuğrul'dan başlayarak, yabancı filmler bize adapte edildi. Bu adaptasyon alışkanlığı sinemayla da başlayan bir şey değildi. Tanzimat edebiyatı döneminde pek çok yabancı eser yerlileştirildi. Bunlarda tiyatro oyunları ağırlıktaydı. Ertuğrul da bir tiyatro adamı olduğu için, sinemamızın tek adamı olduğu o ilk yıllarında alışkanlıkla diyelim, kolaycılıkla diyelim, daha çok uyarlamalara yöneliyordu. Aysel Bataklı Damın Kızı, bir Selma Lagerlöf'ün bir eserinden aktarılmıştı. Milyon Avcıları, Le Million'dan (Rene Clair, 1931) ve Kızkulesinde Bir Facia, Fener Bekçileri (P.Autier ile P.Cloquemelin'in " Gardien de Phares " oyunu) adlı bir oyundan alıyordu konusunu.
Bu eğilim, film yapımında bir enflasyonun yaşanmakta olduğu '60larda patlama noktasına geldi. Çünkü sinemamızda zaten üç, beş senarist bulunuyordu ve konu sıkıntısı onları yabancı filmlerden uyarlamalar yapmaya itiyordu. Bu neredeyse sinemamızla yaşıt olan bu eğilimi hızlandırdı ve 80lere kadar pek çok uyarlama filme sahip olduk.
Önümüzdeki haftadan itibaren blog sayfamda her perşembe, bu olguya örnekler vereceğim. Bazıları sizi çok şaşırtacak, bazılarınıysa zaten bildiğinizi hatırlayacaksınız: her halükarda blog yazılarımın en eğlencelileri olacaklarının garantisi var!




Yorumlar
Yorum Gönder