Kemal Sunal…
Kemal Sunal aramızdan ayrılalı bugün itibariyle tam on yedi
yıl olmuş. Bazı insanların öldüğünü kabul etmek zordur. ‘Aramızdan ayrılalı’
tabirini kullanmamızın bir nedeni de odur. Bir gün dönüvereceğini, “Merhaba ben
geldim! Var mı çayın?”, diye sesleneceğini düşünürsünüz aralıksız.
Nasıl düşünmezsiniz ki? Onun filmlerinin ekran çıkmadığı bir
gün bile olmadı. Günün hangi saati kanallar arasında zaplasanız, mutlaka bir
filmine rastlarsınız bir kanalda. İşte Tosun Paşa kılığında Şener Şen’le dalga
geçmekte ya da Şabanoğlu Şaban’da her fırsatta omzundan vurmakta onu. İşte Kibar
Feyzo geçiyor ve Müjde Ar’a “Ben bir sevda kuşuyum!”, diye şakıyor Şaban. ‘Hababam’sız
olmaz; her gün en az on kanalda rastlarsınız. Şehirlerarası otobüs yolculuğunda
uyku tutmaz, ekrana yüklenen filmleri gezersiniz, ‘Süt Kardeşler’ oradadır;
kahkahanız yanınızdaki yolcuyu uyandırır.
Başka bir yazımda da bahsetmiştim. Kendini izlettiren
filmlerdir onlar. Az sonra gelecek espriyi bilir ve hatta daha sahne gelmeden gülümsemeye
başlarsınız. Yeşilçam’ın büyüsüdür…
Bir Kemal Sunal daha gelmez. Gelmesin de. Bugünün ‘moda’
komedyenlerinin yarına kalacağı meçhulken, gelmesin de zaten…







Yorumlar
Yorum Gönder